Günümüzde yetişkin , çocuk , kadın, erkek pek çok kişiyi etkileyen bir sorun; fazla kilolar.Bu durumdan kurtuluşun yolu diyetlerde, ilaçlarda, akupunkturda ve başka yollarda aranır. Ama ya sonuç alınmaz yada alınan sonuçlar kalıcı olmaz. Neden biliyor musunuz ? Kilolu olmak bir belirtidir.Hayatınızda yolunda gitmeyen bir şeylerin varolduğunu gösteren bir belirti. Ve eğer siz belirtiyi tedavi etmeye ,ortadan kaldırmaya çalışırsanız sonuç alamamanız çok normal değil mi? Önemli olan bu belirtinin altında yatan nedeni bulup ortadan kaldırmaktır.
İşte o zaman ; bu farkındalıkla sonuçlar sevindirici ve kalıcı olabilir.
Nasıl arabanızın çalışması için benzine ihtiyacı varsa; bizimde yaşamamız için enerjiye yani yemek yemeye ihtiyacımız var.Yaşamak için yiyoruz, kabul.Peki karnımız tokken neden yeriz acaba? Arabanızın benzin deposu doluyken biraz daha fazla benzin koysanız ne olur?
Bütün problem yemek yemeye yüklediğimiz anlamlar yüzünden olur.Genellikle insanlar hayatlarının rutine girmesiyle sıkılırlar ve aç olmadıkları zamanlarda da yemeye başlarlar. Sıkıntıdan, üzüntüden, sevinçten , kederden ve daha pek çok sebepten dolayı buz dolabı ile olan arkadaşlığımızı ilerletiriz. Ve vücudumuzun açlık ve tokluk mekanizmaları şaşırmaya başlar. Bu şaşkınlık arttıkça beden ölçümüz tırmanışa geçer. Ve kendimizi gazetelerin diyet sayfalarını okurken buluruz.
Aslında yemek yeme ihtiyacımızı belirleyen 3 olgu vardır.
1-Açlık hissi- ne zaman yiyeceğimizi
2-Aşerme (belli yiyeceklere duyulan istek)- ne yiyeceğimizi
3-tokluk hissi- ne kadar yiyeceğimizi belirler.
Ve bu 3 faktör ,kilo verirken en zorlanılan noktalardır.Ofelya Thomas metodunda bu üç faktörün yeniden programlanması, yapılandırılması programın bel kemiğidir.
Günümüz diyetleri bu üç güçlü faktörle savaşır.Ofelya Thomas yönteminde ise bu üç faktörün bizim için ve bizimle birlikte çalışması sağlanır.
Pek çok günümüz diyeti kalori kısıtlamasına dayandığı için kişi yemek yemekten suçluluk duyar ve korkar.Bu korku huzursuzluk yaratır ve kişi bu huzursuzluğu yatıştırmak için yemek yemeye karşı daha çok istek duyar. Bu kısır döngünün kırılması şarttır.Kalori saymak zorunda olmadığınız , kalıcı ve sağlıklı bir program arıyorsanız doğru satırları okuyorsunuz.
Vücudumuz çok akıllı bir mekanizmadır ve hassas dengelerle çalışır.Vücudunuzun bir tokluk seviyesi vardır.Açıktığınızda yemek yersiniz ve tokluk seviyesine ulaşıldığında ( normalde) durursunuz.Kilolu kişilerde bu tokluk seviyesi olması gerekenden yukarıdadır.Ayarı bozulmuştur, bir başka deyişle.Bu programın ana fikirlerinden bir taneside bu tokluk seviyesini yeniden programlamaktır.
Kendi açlık ve tokluk seviyenizi yeniden ayarlamanız için , gün içinde belirli zamanlarda belirli miktarlarda kendi seçtiğiniz yiyeceklerden yemeniz gerekir.
Gerekenden fazlasını yemek alışkanlığı öğrenilmiş bir davranıştır. Ve her öğrenilmiş davranış gibi değiştirilebilir.Yiyeceklerden size veremeyecekleri şeyleri istemek hem size hem yiyeceklere haksızlık olmuyor mu?
Bu programı uygularken kendiniz ve alışkanlıklarınız hakkında çok şey öğreneceksiniz. Ve bilgi güçtür.Başarının anahtarıdır.
Başarmak için önce istemek sonrada uygulamak gerekir.
Başarabileceğinizi sizde bende biliyoruz.
Görüşmek üzere.
Sağlıcakla Kalın.
Dr.Ofelya Cabral